Sivil İnisiyatif Merkezi
“Aktivist Düşünce Kuruluşu”
SİM Neden İhtiyaç Olmuştur?
Tüm dünyaya yayılan toplumsal yozlaşma ve sosyal çürümenin bizim gibi köklü değerlere sahip olan toplumlara ulaşması zaman almış olsa da maalesef bu gün bir çoğuyla yüz yüzeyiz.
Ülkede yaşayan tüm insanların ortak değerleriyle oluşan Türkiye Cumhuriyeti Milleti’nin bu gün artık önceki hassasiyet ve değerlerindeni nasıl uzaklaştığını görüyoruz. O komşusuna, eşine, çocuğuna, atalarına, ekmeğine, mesleğine, vatanını bağlı ve canı pahasına seven koruyan bir milletten bu gün ki hale nasıl geldiğimizi gördükçe vatanı ve milleti için dertlenen her vatansever hayıflanmaktadır.
Toplum genelini ifade etmese de askere gitmeyenlerin, parklarda alkol kullananların, boşananların, borcunu ödemeyenlerin, atasına bakmayanların ayıplandığı ve dışlandığı bir toplumdan sanal kumarın, uyuşturucunun, borcunu ödememenin hat safhaya çıktığı, yuvaların çok kolay dağıldığı, vatanın ve devletin ne olduğunu bilmeyen, sosyal hizmetlerin ve ceza evlerinin dolduğu bir topluma dönüşerek vatanseverliği, devletçiliği, ahlak ve erdemleri unutarak millet olmaktan uzaklaştık.
Halkın tercihlerinin Süper babalardan, ekmek teknelerinden, adam olacak çocuklardan bu gün ki programlarla nasıl kaydığını düşündüğümüzde aradaki fark çok daha net anlaşılabiliyor.
Elbette toplumdaki ahlaki erozyonla uğraşan Devlet kurumları var ve çalışmaktadırlar ama aynı zamanda bu topraklarda Ahi Evranlardan Kuvvai milliyeye kadar devlet kurumlarına destek olma gayesiyle kurulan, devletle beraber mücadele eden vakıflar, dernekler, teşkilatlarda hep olmuştur olacaktır.
Bu gün de yukarıda bahsettiğimiz konuların bir kısmıyla uğraşan sivil toplum kuruluşları olsa da bir çoğuyla ilgili aktif herhangi bir sivil toplum kuruluşu olamadığı gibi tüm bu konuların tamamıyla organize bir şekilde çalışan bir yapı ülkede de bulunmamaktadır. Mevcut yapıların yaptıkları çok değerli çalışmaları ve gayretleri olsa da maalesef problemler büyümeye devam etmiştir.
Uyuşturucu, suç artışı, sanal kumar ve boşanmayla mücadele, ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarının giderilmesi, nitelikli nüfus kaybının önlenmesi, iktisadi iyileşme, ahlaki ve etik değerlerin tekrar canlandırılması, şehrin sosyal ve yapısal ihtiyaçlarının giderilmesi gibi konularda çalışan devleti ve milleti için dertlenen vatanseverlerin, dernek ve vakıfların kaynaklarını birleştirip daha güçlü, daha organize, daha kollektif bir çatı altında yeni yol ve yöntemler geliştirmeye ve biran önce harekete geçmeye ivedilikle ihtiyaç vardır. Çünkü gelinen nokta bireysel mücadelelerle çözülecek noktayı çoktan aşmıştır işte SİM tam da bu misyonla kurulmuştur.
Hiçbirimiz mevcut yapılara sırtımızı dayayamaz, sorumluluktan kaçamayız, birilerinin gelip düzeltmesini artık bekleyemeyiz çünkü o birileri biziz ve bu konu siyasetten, işten güçten hatta ailenizden bile önemlidir, tehlikeler artık çok yaygın ve çok yakın.
Hepimiz bu vatanın yetiştirdiği ve bir noktaya getirdiği insanlarız. Bunu vatana, devlete, millete ve gelecek neslimize borçluyuz. Bu yapıya katılmak bir tercih değil bir zorunluluk, bir mecburiyettir.
Biz bu yapıyı en güçlü, en adanmış, en özverili şekilde kurup taşın altına elimiz koymaz isek bir daha iki kişilik sohbette dert yanacak yüzümüz olmaz.
Karaman Özelinde konuşacak olur isek
Her ne kadar şehirdeki bazı problemler çıplak gözle dahi görünür hale gelmiş olsa da şehrin sorunlarının rakamlara döküldüğünde daha net görünmesini ve anlaşılmasını sağlayan 2025 Karaman Sosyolojik Analiz Raporu bize göstermektedir ki maalesef bu kadim şehir; bir büyükşehir olmamasına, şehir dışarıdan ciddi bir kültürel göç almamasına, Anadolu’nun ortasında nerdeyse izole bir noktada olmasına rağmen uyuşturucu, suç oranları, boşanma, intihar gibi toplumsal problemlerde hep ilk 10 un içinde hatta bazılarında 1.dir.
İşte bu tablo artık yaptığımız hayır ve iyiliklerin arkasına saklanma lüksümüzün kalmadığını, şimdiye kadar yapılan çok kıymetli çalışmalar ve gayretler olsa da yetmediğini, sosyal tehditlerle, sosyo ekonomik tehditlerle, sosyal destek eksikleriyle, yapısal problemlerle, ahlak ve etik erozyonuyla daha kollektif ve organize bir yapı içinde yeni yol ve yöntemlerle mücadele etmeye ihtiyaç olduğu fikrinden SİM doğmuştur.
“Yapının geniş kapsamlı olması sebebiyle, benzer misyonlara sahip tüm dernek, vakıf ve kişilerin bir an önce aynı masa etrafında toplanması gerektiğine inanıyoruz. Beraber hareket ettiğimizde, en büyük sorunların dahi nasıl çözülebilir hale geldiğine hep birlikte şahitlik edeceğiz. Ben bana düşeni yaptım demenin iç huzurunu yaşamak istiyorsanız bu harekete en kuvvetli şekilde destek vermenizi, aramıza katılmanızı ve desteğinizi ivedilikle bekliyor, saygılar sunuyoruz.”